MALUMATFURUŞ

MALUMATFURUŞ

    

Yazmak zor iş. Birkaç hafta önce Yusuf kardeşim arayıp bu mecra için yazı istediğinde heyecanlandım. İlk anda aklıma onlarca konu geldi lakin yazmak için masaya her oturduğumda hepsini unuttum. Kaldırım yüksekliklerinin medeniyetlere olan tesirinden, kuş evlerinden, Osmanlı şehir yapılanmalarından, semtlerden, İstanbulun tarihi tadlarından, binalardan bahsetmek istedikçe bugüne kadar eş-dost ortamında yüzlerce kez anlatmama rağmen aklımda bir şey kalmadığını gördüm. 

Dr. Levent Saraç amcamın -aynen söylediği gibi- "sen sadece konuşursun, konuştuğunu yazmaktan acizsin" demesinde bir hikmet var demek ki. İyi yazmak, çok yazmakla mümkün. Amenna. Bugüne kadar kalemi çizmek için kullandım. Anlattıklarımı çizdim. Yazmak, birazda kişinin kendisiyle konuşması gibi. İmlasını, kuralını düşünerek yazmaksa kişinin kendisiyle diksiyonlu konuşması sanki. Herhalde öğrenirim. Peşrevi uzun tutmamın müsebbibi hem sizlere merhaba demek hem de bir nebze heyecanımı atmak. Bu seferlik böyle olsun. 

Azizim, sthendal sendromu denen bir illet var. Psiko-Tebâbetinde adı geçer bu illetin. Korkulacak bir şey değildir. Sanat eserlerine duyulan hayranlığın ve bu eserler karşısında kişinin girdiği ruh haline ecnebi lisanında böyle diyorlar. Ayılıp bayılanlar, şaşırıp kalanlar hep bu illete maruz kalıyorlar. Haksız da değiller. İnsan ölçeğinden -bu meseleyi de konuşuruz bir gün- daha büyük resimler, devasa heykeller, muhteşem yapılar, üstünden geçmeye kıyamayacağımız köprüler, bir dilim pasta gibi duran postane binaları, kişiyi dinlediğinde farklı coğrafyalarda gezdiren mûsıkî besteleri (Sultan Abdülaziz/la gondole barcarolle), defalarca izleyip her karesinde yeniden keşfettiğimiz filmler.. İşte bu eserlerin biz de bıraktığı netice, o depremler, çalkalanmalar sthendal sendromu demek oluyor. Etimolojisine bakalım. 

Azizim, "sthendal" aslında sanat düşkünü bir yazarın ismi. Marie Henri Beyle Sthendal. Bir tabloyu görmek için at üstünde İtalya gider defalarca. At üstünde kitap okur. Yazılmış ilk psikoloji romanının müellifidir bir yandan. Sthendal müstear ismidir. Sanata olan aşkı, çok zaman sonra, sanat eserleri karşısında yaşanılan çarpıcı hissiyata ismini verdirir. Ee, büyüklerimiz işinin delisi olmak lazım geldiğini söylüyorlar. Onlara kim uyarsa muhakkak mükafatını alıyor. Bu mesele burada bitmez. Konuşacak çok şey, anlatılacak .ok hikaye var. Şimdilik müsaadenizle azizim. Tekrar merhaba.

Benzer Makaleler
Teknolojinin Gayrimenkul Sektörüne 6 Etkisi

Teknoloji, iş dünyası ve endüstri birbirlerine her zaman katkıda bulunan sektörler. Robotik teknolojilerin geliştirilmesi gibi birçok yenilik her sektörde dikkat çekiyor ve bu sektörler  yenilikleri kendilerine nasıl optimize edeceklerini düşün&u..

Türk Gibi Başladık Ama?

Bildiğiniz üzere İlk gayrimenkul sertifikası ihracı  yapıldı. Geçtiğimiz Mart ayının sonunda talebin toplanması ve yurt içi yatırımcılar verilmek üzere 143 milyon TL halka arz edildi. Ayrıca ek satış için yapılması planlanan 96 milyon TL ihraç edil(e)medi. ..